HAKKI YILMAZ

 "Risale-i Nur'ları dağdaki çobana bile vereceksin"

"Üstad'ın vefatından pek az bir zaman önce Isparta'ya ziyaretine gitmiştim. Yanımda Van'dan gelmiş bir kişi daha vardı. Kafamdaki serpuşu çıkarıp, takke takmıştım. Üstad küçük bir somya üzerinde sağ tarafına kabul ediyorum' diye buyurdu. Bu esnada heyecandan ağlamaya başladım. Gözyaşları içinde dışarıya çıktım.

Bizi bu ziyaretimizden dolayı tutup karakola götürdüler. 'Ne yaptınız, orası tekke midir?' diye sorguya çektiler. İfadelerimizi aldılar. Sonra tekrar serbest bıraktılar.

Üstad bize, 'Vazifeniz bu, Risale-i Nur'ları en ümmi insanlara, dağdaki çobanlara bile vereceksin' diye buyurmuştu. O günden beri üzerimde Risale-i Nur'ları, Küçük Sözler'i hiç eksik etmem, hep dağıtırım. Bizim Üstadı ziyaretimizi emniyet buraya bildirmiş. Burada da emniyete çağırıp, sorup soruşturdular. Kimlere Risale verdiğimi sordular. Ben de muhtaç olanlara hep Küçük Sözler dağıttığımı söyledim."

 (Son Şahitler adlı eserin, dördüncü cildinden derlenmiştir...)

Makale Yazarı: 
Son Şahitler