İSMAİL İLGAZİ

  "Kitaplara dokunmayın, tokat yersiniz"

"l942 Ramazan'ının 2l. gecesi teravihi kılıp camiden eve gittim. Erkenden yattım. Uyudum uyumadım kapı çalındı. Kapıya vardım. Erzincanlı Hamal İsmail Efendi, 'İstanbul'ldan dört beş sandık kibritlerin geldi, Posta arabacısı 'Gelsin teslim edeceğim' diyor' dedi.

"Üstümü giydim. Başımda yün takke ile koştum. Bir de baktım, durakta bir kalabalıktan Üstad'ın sedası kulağıma geldi. Çayhanede bir karpuz kesip Üstada ikram ediyorlardı.

"Jandarma başçavuşu, sivil polisler de varmış, bilmiyoruz. Üstad'ın elini öptük. Hepimizin ismini yazıp karakola vermişler. Üstad, elektrik direğini sütre yaparak namazı eda etti. Müftü Efendiyi sordu. Evinde hasta yattığı söylendi. Posta arabasından kibritlerimizi indirip teslim aldık. Üstada kendimizi tanıttık. İbriği elinden aldık, su doldrurup verdik. Mübarek elleriyle başımı meshetti ve 'Elgazi' dedi. Sonra Çankırı'ya azimet eyledi.

"Sabah oldu. Jandarmalar evlerimizi bastı. Risale-i Nur'u dolaptan alıp verdim. Baktım, adam öldürmüşüz gibi orayı burayı arayacaklar. 'Bu kitaplar her Müslümanın evinde bulunur. Mahkemelerin iade kararları var.' dedik.

"Kurşunlulu bir telgraf çavuşunu yolda yakalamışlar, Muhammediye kitabını müsadere etmişler, iyice bilemiyorum. Üstad Isparta'da yahut Denizli'de mahkeme oluyor. Oradan bize mahkeme harcırahı olarak 75 lira geldi. Aldıkları kitapları İstanbul'a bilirkişiye göndermişler.

"Biz Ilgaz mahpushanesinde iken büyük bir deprem oldu. Evler yıkıldı, birçok insan öldü. Bizim hanım hâkime müracaat ederek çıkarılmamızı istiyor. 'Ancak gece çıkabilir' diyorlar. Çıktım, evimi, dükkânımı yokladım. Evde çatlaklar meydana gelmiş, dükkânımın da tavanı yıkılmıştı.

"Hapishaneye tekrar döndüm. Böylece, Üstad'ın dediği 'Ilgaz', 'elgazi' olmuştu. Üstad, öteden beri ikazda bulunurdu ve

'Kitaplara dokunmayın, tokat yersiniz. Sizin şerrinizden masum insanlar da zarar görür.'

derdi. Mahkememizin Ilgaz'da görülmesine dair emir geldi, böylece harcırah da geri gitti. Sonunda mahkeme beraatimize karar verdi.

"Daha sonra ikinci bir mahkeme cereyan etti. Sinoplu hâkim yine beraat kararımızı verdi. Kitapları da iade etti.

"Üçüncü mahkeme Çankırı Ağır Cezada idi. Mahkeme reisi netice-i mahkemeyi uzattı ise de temyize başvurmadan hükümet değişti. Af kararıyla çıktık. Kitapları da iade ettiler."

(Son Şahitler kitabının, ikinci cildinden derlenmiştir...)
 

Makale Yazarı: 
Son Şahitler