Bediüzzaman, hapishane dönemlerinde ilham geldiğinde, o sıradan kağıt kalem olmadığı halde Risaleleri nasıl yazmıştır?

Risale-i Nur'un tamamı hapishanede yazılmış değildir, hatta büyük bir kısmı dışarıda ama tarassut (göz hapsi) altında yazılmıştır.

Hapishanede yazılan kısımları da bazen avuç içi kadar kâğıtlara yazılıyor, bazen kese kâğıdı, bazen her türlü paket kağıdına bazen de mektubun boş kalan bir tarafına yazılıyordu. Yani Risalelerin telifinde her türlü kısıtlı imkanlar kullanılıyordu.

Soğuk buzlu bir koğuşta, yanında yazdıracak kimse olmadığı için On Beşinci Şua'yı kendisi yazıyor mesela.

Kastamonu'ya yeni gittiği aylarda yeni bir eser telif ediyor. Emniyete getirildiğinde çoğaltılmamış olan bu risaleyi elinden alıyorlar. Bir ağacın altında oturarak Risaleyi tekrar yazıyor ve ağacın kovuğuna saklıyor. Talebesi Çaycı Emin o risaleyi alarak çoğaltıyor ve diğer talebelere ulaştırılıyor. Diğer talebeler vesilesiyle risaleler Eğirdir'e oradan da Isparta'ya gönderiliyor.

Yani kaynak Üstadımız'ın kalbi ve zihni olduğu için, o an yazamasa bile başka bir zaman yazabiliyor. 

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com