Bediüzzaman Hazretleri, kendisiyle el sıkışılmasından, elinin öpülmesinden ve hatta ona bakılmasından ruhen müteessir oluyor. Bunun hikmeti nedir?

Bu konu Risalelerde aşağıdaki şekilde geçmektedir:

"Şimdi Risale-i Nur'un fevkalâde fütuhatı ve âlem-i İslâm'da dahi fevkalâde bir hüsn-ü kabule mazhar olması hengâmında, düşmanlar dahi dostlara inkılâp ettiği bir zamanda Risale-i Nur'un âzamî ihlâsını -ki rıza-yı İlâhîden başka dünyevî, uhrevî hiçbir rütbeye, makama âlet etmemek- muhafaza için, dehşetli bir merdumgiriz, yani, insanlardan tevahhuş ve sesi çıkmamak ve konuşmamak hastalığı ve elini öpmek, ona âdetâ bir tokat vurmak gibi dokunmak vaziyeti, kat'iyen bize kanaat verdi ki, bu bir istihdam-ı Rabbânîdir. Hattâ bu hakikatlerin izharına vesile olan bir şahsı da Üstadımız helâl etti."(1) 

"Merdümgirizlik" insanlardan sıkılma, kalabalıktan hoşlanmama ve yalnızlık isteme hâlidir.

Bu hâlin sebebini ve gerekçesini, Üstadımız'ın hizmetinde bulunan ağabeyler şu cümle ile izah etmektedirler: “Risale-i Nur'un âzamî ihlâsını -ki rıza-yı İlâhîden başka dünyevî, uhrevî hiçbir rütbeye, makama âlet etmemek- muhafaza için,..”

Yani Üstadımızın kendisiyle el sıkışılmasından, elinin öpülmesinden ve hatta ona bakılmasından ruhen müteessir olmasının asıl sebebi, azami ihlas ve Risale-i Nur'un hiçbir hissiyat ve duyguya alet edilmeme arzusu ve yaklaşımıdır. Risale-i Nur'un tesirli olmasında bu ihlaslı yaklaşımında büyük bir payı vardır. 

(1) bk. Emirdağ Lâhikası-II,  (141. Mektup)

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com