Bediüzzaman'ın, "Ben ispatlamadığım hiçbir şeyi kitaplarıma yazmadım." şeklinde bir ifadesi var mı?

Üstadımızın böyle bir ifadesi bulunmuyor. Lakin bu manaya mutabık ve bu manayı doğrulayıp teyit eden birçok ifadeleri mevcut. Şöyle ki:

"... Yirmi Dokuzuncu Söz'de, iki kere iki dört eder kat'iyetinde, melâikelerin vücudunu ispat ettiğimizden, onlara iktifâen burada kısa kesiyoruz."(1)

"Bu hakikatın burhanlarını görmek istersen, Yirminci ve Otuz Üçüncü Mektuplara ve Yirmi İkinci ve Otuz İkinci Sözlere ve tabiata dair Yirmi Üçüncü ve İsm-i Âzama dair Otuzuncu Lem'alara ve bilhassa Otuzuncu Lem'anın ism-i Ferd ve ism-i Kayyûma dair Dördüncü ve Altıncı Nüktelerine baksan göreceksin ki, iki kere iki dört eder kat'iyetinde bu hakikat ispat edilmiştir."(2)

"İşte bu dehşetli hakikatın muammasını Risale-i Nur hall ve keşfetmiş. Bir kısacak hülâsası şudur: Madem ölüm öldürülmüyor ve kabir kapısı kapanmıyor. Elbette bu ecel cellâdının elinden ve kabir haps-i münferidinden kurtulmak çaresi varsa, insanın en büyük ve herşeyin fevkinde bir endişesi, bir meselesidir. Evet, çaresi var ve Risale-i Nur Kur'ân'ın sırrıyla o çareyi, iki kere iki dört eder derecesinde kat'î ispat etmiş."(3)

Bu manayı teyit eden Merhum Bayram YÜKSEL Ağabey'in hatıralarında da  şöyle bir ifade geçmektedir:

"Eserleri hakkında şöyle derdi: 'Ben hiçbir zaman boşuna sebepsiz eser yazmadım. Mutlaka bir delile ve bir sebebe binaen yazdım. Bir ihtiyaca binaen yazdım. Hem sizler bilerek çalışıyorsunuz...' "(4) 

Ayrıca Risale-i Nur'un tamamına bu katiyette demek yanlış olur. Zira Risale-i Nur'da geçen birçok izah ve bahis bir kanaat bir işaret kabilindendir. İmana taalluk eden bahis ve kaviller katiyet derecesinde iken, birçok beşaret ve işaretler kaziye-i makbul ya da kanaat-i vicdaniye sınıfındandır.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Otuz Birinci Söz, İkinci Esas.

(2) bk. Şualar, İkinci Şua, İkinci Makam.

(3) bk. age., On Birinci Şua, İkinci Meselenin Hülasası. 

(4) bk. Tanıyanların Dilinden, Bayram YÜKSEL.

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com