"Benim gibi günahkâr bir bîçareyi..." "Eski günahıma keffaret yapar..." "Hadsiz günahlarıma kefaret olacak..." Üstad azami takvada olduğu hâlde, neden kendini bu kadar günahkâr görüyor?

Günah nispi bir kavramdır; nispet edildiği kişiye göre farklı bir anlam kazanır. Mesela;

- Farzları terk edip, kebairi işleyen birisi için günah kavramı; haramları işlemek anlamındadır.

- Farzları yapıp, kebairi işlemeyen, lakin sağairden de kendini alamayanlar için günah; küçük günahlar anlamındadır. 

- Farzları yapıyor, kebairi terk ediyor, sagairdenden de uzak duruyor, lakin nefis ve kalbin manevi hastalıklarını tedavi edemeyenler için; nefis ve kalbin marazları günah sayılıyor.

- Farzları yapıyor, kebairi terk ediyor, sağairden de uzak duruyor, nefis ve kalbin manevi hastalıklarını tedavi ediyor, lakin daha fazla ibadet edemeyenler için; daha ziyade ibadet ile meşgul olmamak günah addediliyor...

Üstad Hazretlerinin günahları, bizim hakiki günahlarımız türünden değil, kendi manevi alemindeki terakki ve mertebe katedişlerinden ortaya çıkan bir günah telakkisidir. Büyük zatlar sürekli manevi terakki içinde oldukları için, mesela üçüncü makamda bulunmak, ikinci makama göre günahtır diye addediyorlar. Eskilerin; "Hasenat-ı ebrar, seyyiat-ı mukarrebindir." ifadesi meselemize tam ışık tutmaktadır.

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com