Hizmetin içinde yedi sene kalmış bir fert, Üstad için ısrarla Saidi Kürdi diyorsa, bunu nasıl anlamalıyız? "Saidi Kürdî" demek ne kadar doğrudur?

Böyle tabirleri kullanmanın ya da öne çıkarmanın menfi tesirlerini ve zararlarını maddeler halinde takdim edelim.

Birincisi: Üstad Hazretleri bu tabirleri bizzat kendisi değiştirmişken, bizim bu tabirleri kullanmamız en hafif tabiri ile Üstad Hazretlerine karşı bir saygısızlık olur.

İkincisi: Menfi milliyetçilik hastalığının yaygın olduğu bu dönemde, bu gibi tabirleri öne çıkarmak Kur’an ve iman hizmeti olan Risale-i Nur hizmetine ciddi  zarar verir. Samimi ve müspet bir Nur talebesinin Kur’an ve iman hizmetine bilerek ve kasten zarar vermesi mümkün değildir.

Üçüncüsü: Kürt veya Türk tabirleri aslı itibari ile yanlış ya da sakıncalı tabirler değillerdir. Lakin bu gibi tabirler menfi bir şekilde menfi bir vurgu ile kullanılırlarsa o zaman ihtilaf ve fitneye zemin hazırlarlar. Maalesef bu topraklarda menfi milliyetçilik bu tabirleri sakıncalı ve tehlikeli tabirler içine dahil etmiştir. Öyle ise Türk ve Kürt tabirlerini sadece kimlik kıvamında kullanıp daha ileriye gitmeye zemin hazırlamamak gerekir. Üstad Hazretleri bunları sezdiği için Kürdi yerine Nursi ismini tercih etmiştir. Bu bir kimlik inkarı değil, müspet hareket ve tedbir amaçlıdır. Biz de Üstadımızın yolunu takip edip öyle hareket etmeliyiz.

Dördüncüsü: Risale-i Nurların en büyük vazifesi imana hizmet etmektir. Milyonlarca insanın imanının kurtulmasına hizmet etmeyi kendine misyon edinmiş bir şahsiyeti bir etnik kimliğe hapsetmek ve öyle lanse etmek elbette izan ve vicdanla bağdaşmaz. Risale-i Nurlar ve onun müellifi olan Üstadımız  evrensel bir değerdir, hiçbir kavim ya da etnik kökün mahpusu yapılmamalıdır.

Beşincisi: Bazı insanlar kendi menfi duygularını ya da içine düştüğü kavmiyetçilik hastalığını Üstad Hazretlerinin ismi üzerinden meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Risale-i Nurların sanki başka hiçbir bahsi yokmuş gibi, sadece kavmine işaret eden hususlara kilitlenip o noktaları nazara vermeye çalışıyorlar ki, bu hiç de sağlıklı bir yaklaşım değildir.

Altıncısı: Risale-i Nurların bütününe bakıldığında, menfi milliyetçiliğin dinsizlikten sonra en büyük ikinci  bir tehlike olduğu vurgulanır. Risalelede en ağır ve sert sözler ırkçılık hakkındadır. Hal böyle iken, samimi bir Nur talebesi nasıl olur da ırkçılığı ihsas eden hallere girer, anlamak gerçekten zor.

Bizim kanaatimizce bütün insanlığa mal olmuş Üstad Hazretlerini etnik bir kökene hapsetmek ya da öyle bir görüntüye indirgemek yanlış ve hatalı olur. Üstad Hazretleri kendini nasıl tavsif etmiş ise biz de öyle tavsif etmeliyiz, diye düşünüyoruz.

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com