Peygamber Efendimiz'in, ümmetine çok tavsiye ettiği, yaptırması sünnet olan hacamatı, Üstad'ımız yaptırır mıydı?

Peygamber Efendimiz (asv), hadis-i şerif'te buyurmuştur:

"Mirac'dan inerken hangi Melek cemaatine rastlasam, 'Ey Muhammed (Sallallahü aleyhi ve sellem)! ümmetine hacamat olmalarını emret!' dediler."

Peygamber Efendimiz (asv) Hayber'de zehirli koyun buduyla zehirlenildiği zaman, Cebrail Aleyhisselâm kendisine, hemen kafasının arkasından hacamat yaptırmasını söylemiştir.

"Hacamat her hastalığa faydalıdır, uyanık olun hacamat olun."

Risale-i Nur'da hacamat ile ilgili şu kayıt geçiyor. Bunun dışında da herhangi bir tafsili izahat geçmiyor:

"Hem, nakl-i sahih-i kat'î ile, hacamat edip, mübarek kanını Abdullah ibni Zübeyr teberrüken şerbet gibi içtiği zaman ferman etmiş: وَيْلٌ لِلنَّاسِ مِنْكَ وَوَيْلٌ لَكَ مِنَ النَّاسِ  (Senin yüzünden insanların, insanlar yüzünden de senin vay haline!)  deyip, harika bir şecaatle ümmetin başına geçeceğini ve müthiş hücumlara maruz kalacaklarını ve insanlar onun yüzünden dehşetli hadiselere giriftar olacaklarını haber vermiş. Haber verdiği gibi çıkmış. Abdullah ibni Zübeyr, Emevîler zamanında, hilâfeti Mekke'de ilân ederek kahramanâne çok müsademe etmiş. Nihayet Haccac-ı Zalim büyük bir orduyla üzerine hücum ederek, şiddetli müsademeden sonra o kahraman-ı âlişan şehid edilmiş."(1)

Üstad'ın talebelerinden Ceylân ÇALIŞKAN Ağabey şöyle bir hatırasını naklediyor:

"Sinekten Kısas"

"Kafası pek çalışmayan, sâfi kalb, hemen aldatılabilen kimselere zeki ve nükteli buluşuyla "Kardeşimiz fazla mübarek" diye takılan Ceylân Çalışkan, çok konuşan, çenesi kuvvetli kimseleri de "Kardeşimiz az konuşmanın faziletine dair beş saat konuşabilir." diye şakayla hicvedermiş."

"Çalışkanlar hanedanının asil bir mensubu olan Ceylân Çalışkan bahsini rahmetlere ve dualara vesile olması dileğiyle lâtifeli hatıraları ile bağlıyalım:"

"Barla'nın Çam dağlarında yabani ve iri bir sivrisinek Ceylân'ın eline konmuş emerken, Çalışkan elindeki makasla sineğin ayağını kesmek istemiş, Üstad ise 'Keçeli ne yapıyorsun?' deyince Ceylân Çalışkan, 'Kısas yapıyorum Üstadım' demiş. Üstad ise 'O seni hacamat yapıyor.' diye mukabele etmiş."
(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup

(2) bk. Son Şahitler, II/410.(Tanıyanların Dilinden: Ceylan ÇALIŞKAN'IN Kızı)

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com