Üstad ilk dönem eserlerinde Kürtlerden çok bahseder, bazıları bunu Kürtçülük olarak algılıyor; ne dersiniz?

Öncelikle şunu ifade edelim ki, Türk ve Kürt milletinin kader birliğini ve etle tırnak gibi olduğunu vurgular. Bu yüzden Üstad'ın eserlerinde Kürt milletini Türk milletinden ayrı ve bağımsız olarak düşünmek imkansızdır.

Üstad'ın en kalabalık talebeleri ekserisi olarak Türklerdir. Üstad'a yardım edip sinelerini açan da yine Türk milletidir. Risale-i Nurlar Türkiye’nin hep batı illerinde yazılmıştır. Bütün bunlar gösteriyor ki, Üstad'ın niyetinde ve eserlerinde asla ve kat’a milliyetçilik fikri yoktur.

İkinci olarak, Kürtler ile ilgili bahsiler ekseri olarak Osmanlının son dönemlerinde yazılmış olan Sünuhat ve Münazarat adlı eserlerinde vardır ki, bu eserler Kürt aşiretleri bazı konularda aydınlatmak ve dinin mukadderatı ile ilgili sorularına cevap veriyor. Yani bu eserler Üstat ile Kürt aşiretleri arasında bir muhaveredir. Bu yüzden Kürtlerden bahsetmesi gayet doğaldır.  

Risale-i Nur'u inceleyen anlar ki, bu asırda en büyük ırkçılık karşıtı ve Müslümanların birliğini savunan ve Türk ve Kürt kardeşliğinin devamı için çözüm üreten yegane aydın ve alim Üstat'tır. Şayet Üstad'ın fikir ve çözümlerini Osmanlı uygulasa idi, belki halen güçlü ve adaleti dünyada hakim kılan bir devlet konumunda kalırdı.

Üstat daima cumhuriyet, kardeşlik, barış ve demokrasiden yana tavır almıştır. Üstad'ın en büyük düşmanı zındıka, cehalet, ihtilaf, istibdat, ırkçılık gibi çağın vebası olan hastalıklardır. Ve bütün mesaisini bu hastalıkların tedavisine sarf etmiştir.

Risale-i Nur'un yüzlerce yerinde Türk kelimesi geçerken, beş on yerinde Kürt kelimesinin geçmesi neden bir amaç olarak algılansın.
Üstat hiçbir eserinde Kürtçülük yapmıyor ve yapmamış. Şu var ki, Üstad'ı din hususunda fikren çürütemeyen bir kısım mason örgütlenmeler, Türk gençlerini aldatmak için, "Said Kürttür, siz Türksünüz" diyerek menfi damarları uyandırmak istemişlerdir. Bunlar, zındıka şebekelerinin Üstat hakkında yalan ve tezviratından başka bir şey değildir. Bu yüzden kahraman Türk ve Kürt gençliği bu zındıka şebekelerinin yalan ve tezviratlarına aldanmamalıdır. Irkçılığa değil, saadeti ebediyenin vesikası olan İslam’a sarılmalıyız.

İlave bilgi için tıklayınız:

MİLLİ MÜCADELE'DE BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com