Üstad, Kürdistanda doğduğunu ifade ediyor. Türkiyede Kürdistan diye bir yer var mıdır, bu mevzuda kafaları çok karıştırıyorlar; unsuriyet fikrini açar mısınız?

"Ey efendiler! Ben herşeyden evvel Müslümanım ve Kürdistan’da dünyaya geldim. Fakat Türklere hizmet ettim ve yüzde doksan dokuz menfaatli hizmetim Türklere olmuş ve en çok hayatım Türkler içinde geçmiş ve en sadık ve en halis kardeşlerim Türklerden çıkmış ve İslâmiyet ordularının en kahramanı Türkler olduğundan, meslek-i Kur’âniyem cihetiyle, her milletten ziyade Türkleri sevmek ve taraftar olmak kudsî hizmetimin muktezası olduğundan, bana Kürt diyen ve kendini milliyetperver gösteren adamların bini kadar Türk milletine hizmet ettiğimi, hakikî ve civanmert bin Türk gençlerini işhad edebilirim." Tarihçe-i Hayat, Eskişehir Hayatı

Osmanlı döneminde, bizim şimdi Doğu ve Güneydoğu dediğimiz bölgeye, Kürt vatandaşların yoğunluğuna binaen "Kürdistan" deniliyormuş. Bu ifade, Üstad Hazretleri daha dünyaya gelmeden kullanılan bir ifadedir. Nasıl Türkmenistan, Kazakistan tabirleri o bölgede yaşayan toplumun kimliğine işaret ediyor ise, "Kürdistan" tabiri de aynı şekilde Kürtlerin etnik kimliğine işaret ediyor. Yoksa ayrı devlet, ayrı bir vatan anlamında değildir. Faraza Lazların yoğun yaşadığı yere "Lazistan" denilse, bu onların etnik kimliğine bir işaret olur, bu ifadenin arkasında ayrılık ve bölünmüşlük yoktur.

Nitekim Kürt meselesinin politik mazisi; yirmi otuz yıllıktır. Ondan önce etnik bir rahatsızlık ya da bir politik talep yoktu. Üstad Hazretleri 1960 yılında vefat etti, Kürt meselesi ise 1980'li yıllardan sonra başlamıştır. Demek Üstad'ın "Kürdistan" ifadesi, tamamen eski bir geleneğin mazideki bir alışılagelmişliğin tezahüründen başka bir şey değildir. Bugünün kafası ve şartları ile Üstad'ı, dönemindeki ifadeleri yüzünden yargılamak abesle iştigal olur.

Üstad'ın dünyaya geldiği dönemde, "Türkiye" diye bir ülke yok. Osmanlı diye bir imparatorluk var. İmparatorluk ise; çok milletlerden oluştuğu için, her milletin kimliğine işaret için böyle tabirler kullanılmış. Arapların yoğun yaşadığı yere "Arabistan", Ermenilerin yoğun yaşadığı yere "Ermenistan", Yunanların yoğun yaşadığı yere "Yunanistan", Kürtlerin yoğun yaşadığı yere de "Kürdistan" deniliyormuş. Ama hepsi siyasi olarak Osmanlı devletine bağlı ve onun toprakları içindedir. Bu tabirleri o zamanın koşulları içinde değerlendirmek lazımdır.

Nitekim şartlar değiştiğinde, ırkçılık akımı kuvvet kazandığında, Üstad Hazretleri Kürd ve buna benzer tabirleri değiştiriyor. Zira ırkçı, münafık ve dinsiz komiteler, bu tabirleri suistimal edip Risale-i Nur hizmetine zarar vermeye kalkışırlar, nitekim de kalkışmışlardır da.

Üstad Hazretleri çok şiddetli bir şekilde ırkçılık fikrine karşıdır. Eserlerinde en ağır ifadeler de bu rezil ırkçılık fikri hakkındadır. Üstad Hazretlerini bir Kürt milliyetçisi gibi lanse etmeye çalışanlar, din düşmanı mason örgütlerdir. Amaç bu milletin etnik kimliklerini birbirine hasım yaparak, bin yıllık kardeşliği zedelemektir. 
Üstad Hazretleri ve Risale-i Nurlar; İslam milliyetçisidir, İslam kardeşliğini esas alıyor. Bizim birlik ve beraberlik noktamız da İslam ve vatandır. Yoksa Türkçülük ya da Kürtçülük değildir.

İlave bilgi için tıklayınız: 

OSMANLI VE KÜRDİSTAN. 

MİLLİ  MÜCADELE'DE  BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ.

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com