Üstad son zamanlarında siyasetle İslam'a hizmet etme anlayışı içinde bulunmuş mu? Ve talebelerine bir siyasi çizgi bırakmış mıdır?

Üstad'ın son zamanları, Üçüncü Said olarak isimlendirilmektedir. Değil siyaseti, tamamen dünyayı terkeden bir şahsiyet vardır. Kaldı ki Üstad, kendini, bir Risale-i Nur talebesi olarak vasıflandırıyor. Asıl kaynağın eserler olduğunu mükerreren ifade ediyor. Mesela şöyle demektedir:

"Baki bir hakikat, fani şahsiyetler üstüne bina edilmez. Edilse, hakikate zulümdür. Her cihetle kemalde ve devamda bulunan bir vazife, çürümeye ve çürütülmeye maruz ve müptela şahsiyetlerle bağlanmaz; bağlansa, vazifeye ehemmiyetli zarardır." (1) .

"Hem şimdi anlıyorum ki, eskiden beri benim liyâkatim olmadığı halde bana verilen 'Bediüzzaman' lâkâbı, benim değildi, belki Risâle-i Nur'un mânevî bir ismi idi. Zâhir bir tercümânına âriyeten ve emâneten takılmış. Şimdi o emânet isim, hakîki sahibine iâde edilmiş."(2)

O bakımdan, Üstad'ın siyasete bakışı, Risale-i Nur'dur. Ona bakmak lazımdır. Risalelerde ise, talebelerine her hangi bir siyasi çizgi tavsiye ettiğini söylemek mümkün değildir.

Dipnotlar: 

(1) bk. Emirdağ Lahikası-I, (39. Mektup)

(2) bk. Mektubat, İşarat-ı Gaybiye Hakkında Bir Takriz.

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com