Üstad'ın, çağımızdaki çağdaş kavramları kullanmamasının hikmeti veya nedeni ne olabilir?

Üstat, bütün nazarını, iman üzerine teksif ettiği için, Risale-i Nur'da, imani konular asıl, diğer konular ise tebei olarak kalıyor. Ansiklopedik bir bilgiden ziyade, gerektiği yerde değinmek ile yetiniyor.

Risale-i Nur'un muhtelif yerlerinde ve dağınık bir tarz ile, Üstat bu kavramlardan bahsetmiştir. Bu gibi kavramların Risale-i Nur'da, hiç değinilmemiş olduğunu iddia etmek doğru olmaz.

Mesela; laiklik hakkında şunları söylüyor:

"Lâiklik, bir vicdan ve fikir hürriyeti olduğuna göre, dinsizler ve din düşmanları, İslâmiyet aleyhinde her çeşit hücumları, taarruzları yapar, anarşik fikirlerini o hürriyet-i vicdan ve fikir bahanesiyle neşreder de, fakat bir İslâm âlimi o hürriyet-i fikir düsturuna istinaden bin yıldan beri İslâmiyetin serdarı olmuş bir millet içinde ve o milletin bin yıllık an'anesine, kanunlarına ittibâ ederek ve yine o milletin saâdeti uğrunda, ahlâk ve namusun muhafazası yolunda dinî bir ders beyan etmesi 'lâikliğe aykırıdır' diye suçlu gösterilir, 'devletin nizamlarını dinî inançlara uydurmak istiyor' diye mahkür gösterilir. Biz böyle bir gayr-ı mümkünün, mümkün olmasına ihtimal vermiyoruz. Adaletin buna müsaade etmeyeceğini şüphesiz biliyoruz."(1)

Her dönemin revaçta olan terimleri farklılık arz ettiği için, dönemin dili de ona göre şekilleniyor. Mesela, Üstad'ın döneminde, hakim dil ve terimler emek, sermaye, din, felsefe, tabiat, gibi kavramlardır. Bu yüzden günümüzde revaç bulan terimlerin, o zamanlarda da revaçta olduğunu iddia etmek doğru olmaz.

Üstat, lafızdan ziyade mana üzerine durmuştur. Aynı manayı, her düşünür farklı lafız ve üsluplarla değerlendirebilir. Bu yüzden, günümüzdeki üslup ve lafızları nazara alıp, geçmişteki alim ve aydınlar bundan bahsetmemiş demek sağlıklı olmaz. Mesela, Üstat "say, sermaye" derken günümüzde bu terimler yerine "emek, kapital" deniliyor.

(1) bk. Emirdağ Lâhikası-II, (89. Mektup)

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com