Üstad'ın hususi bir içtihadı var mı; talebelerine namazda Fatiha'yı okumalarını söylemiş midir? Bu, zamanımızda imamlara güvenilmediğinden midir?

Ne Risale-i Nurlar fıkıh kitabıdır, ne de Üstad Hazretleri fıkıh noktasından mezhep imamıdır. Bu alanda Nur talebeleri kendi mezheplerine ve mezhep imamlarına tabidirler. Şayet Üstad Hazretleri fıkha dair Risale-i Nur'da açık bir içtihatta bulunmuş ise, ona ittiba etmek hepimizin hakkıdır. Yok böyle bir içtihat edilmediği halde, sırf muhabbetten gelen bir taklit ile Şafi mezhebine uymak hatalı olur. Ama tamamen Şafi mezhebine girilebilir, fıkıh açısından böyle bir yol takip edilebilir.

Telfik-i Mezahib: Dinî bir mes'elede, hak mezheblerin aynı o mes'ele hakkındaki zıd görüşleri cem'etmekle bir mezheb yapmak. Bu zıd görüşlerle amel etmeyi caiz görür. Fukaha ise bu tarzı caiz görmemişlerdir. Yani mezhepler arasında kolayına gelen fetvalarla amel etmeye telfik denilmiştir ki; bu caiz görülmemiştir. Bunu fakihler laubalilik, bir hafife alma şeklinde değerlendirmişler.

Lakin bütün mezheplerin zıt görüşlerini dikkate alarak, azimet noktasında amel etmekte bir sakınca yoktur. Yani elin kanadığında da abdest alırsın, bir bayana temas ettiğin zamanda da abdest alırsın. Bu takva ve azimete daha uygundur. Bunda ciddiyet ve hassasiyet olduğu için bu noktada mezhepleri tevhid etmekte bir sakınca yoktur.

Bazı noktalarda Üstad Hazretlerine uyup da, geri kalan kısımlarda kendi mezhebimize uymamız telfik olayına benzediği için, dikkat etmekte fayda vardır, diye düşünüyoruz. 

Dört mezhep imanının içtihatlarının ne kadar safi ve geniş olduğunu Üstad Hazretleri şu şekilde beyan ediyor:

"İslâmiyetin nazariyat kısmında ve selefin içtihadât-ı sâfiyâne ve hâlisânesiyle, bütün zamanların hâcâtına dar gelmeyen efkârları olduğu halde, onları bırakıp, heveskârâne yeni içtihadlar yapmak, bid'akârâne bir hıyanettir."(1)

İmamlara güvenmemek; görüş ve gerekçesi çok sığ ve Üstad Hazretlerinin tarz-ı hayatına uygun olmayan bir bakış açısıdır. Bir çok hususta Üstad Hazretlerinin diyanete tabi olduğunu biliyoruz. Hal böyle iken "imamlara güvenilmez, herkes kendi Fatiha'sını okusun" demek, ne Risale-i Nurlara, ne de vicdana sığmaz.

(1) bk. Sözler, Yirmi Yedinci Söz

Makale Yazarı: 
Sorularlarisale.com