Hz. Ali, Risale-i Nur'dan haber veremez...

Hz. Ali, şehadeti ile biten olayların sonuçlarını bile kestirememişken, kendisinden yüz yıllar sonra gelecek bir adamdan ve onun risalelerinden nasıl haber verecek?

Hz. Yakub (as) peygamber olduğu halde hemen yakınındaki kuyuda bulunan oğlu Hz. Yusuf’un yerini bilemedi. Fakat Mısır gibi oldukça uzak bir yerden kokusunu bile alabildiği Kur’an’la sabittir.

Bu durum gösteriyor ki, hiçbir insan Allah’ın izni, bildirmesi ve yardımı olmadan, en yakınında olan gaybi bir şeyden haberdar olamaz. Allah’ın bildirmesi olduğu takdirde ise en uzakları bile görebilir.

Demek ki, itirazcının “Hazreti Ali, şehadeti ile biten olayların sonuçlarını bile kestirememişken, kendisinden yüzyıllar sonra gelecek bir adamdan ve onun risalelerinden haber verecek...”  ifadesi çok cahilce bir hezeyandır.

Kaldı ki, Hz. Ali (ra)’nin, bir iki gece içerisinde öleceğini söylediği ve gerçekten iki gece sonra şehit edildiği, hatta kendisini öldürecek olan katilini önceden bildiğine dair kaynaklarda birçok bilgi vardır.(bk. Kenzu’l-Ummal, h. no: 36582, 36583).

Hadis kaynaklarında bildirdiğine göre, Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurdu:
 

 “İnsanların en kötüsü olan iki kişiden haber vermiş ve bunlardan birinin, Semud kavminden Hz. Salih’in devesini kesen kişi, diğeri ise, Hz. Ali'yi şehit edecek kişi olduğunu belirtmiştir.”(bk. Taberanî, el-Kebir, h. no:173, 2037, 7311; Hakim, el-Müstedrek, III/151)

 

[Hakim bu hadisin sahih olduğunu belirtmiş, Zehebi de onu tasdik etmiştir. Hafız Heysemi de bu hadisin sahih olduğunu belirtmiştir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, h. no: 14775, 14776)]

Yine sahih bir rivayette anlatıldığına göre, Hz. Ali (ra) hasta olduğu bir zamanda bazı arkadaşları kendisinin ölmesinden endişe ettiklerini söylerler. Hz. Ali (ra) ise:
 

“Ben bu hastalıktan ölmem. Benim bu sakalım bana vurulan bir darbeden ıslanmadıkça ben ölmeyeceğim.”

manasına gelen bir cevap vermiştir. Hafız Heysemî, İmam Ahmed b. Hanbel ve Bezzardan gelen bu rivayetin sahih olduğunu belirtmiştir.(bk. Mecmau’z-Zevaid, h. no: 14779)

Risale-i Nurların, Hz. Ali (ra)’nin alkışlamasına, onun pâyidar olması için dua etmesine ve kıyamete kadar parlaması için Allah’a yalvarmasına layık bir eser olduğuna binlerce ehl-i ilmin kanaati şahittir.