Nurcular Risalelere Kur'an'dan çok önem veriyorlar!

Nurcular, Kur’an’ın yerine Risale-i Nur’u dolaylı Kur’an görerek baş tacı etmiş ve Kur’an’dan uzaklaşmışlardır...

Allah’tan korkmazlığın, insanlardan utanmazlığın ifadesi olan bu tür tahrik edici iftiralara tahammül etmek gerçekten de çok zordur. Bu soruları cevaplarken, hep Allah’tan sabır ve istikamet istedik. Aksi takdirde, en ağır ve en hakaret edici ifadeleri bir bir sayardık burada. Ancak nefsimizi tatmin etmek değil amacımız, hakikatin ortaya çıkmasıdır. Zira ahirette Allah’ın hükümranlığında bu iftiraların hesabı verileceği için rahatlıyoruz. Bediüzzaman’ın ifadesi ile “Zalimler için yaşasın cehennem!..” diyor, sakinleşiyoruz.

Bugün İslam dünyasında, Müslüman bir ailede doğmuş yedi yaşındaki bir çocuk dahi, hiçbir kitabın Kur’an ile kıyaslanamayacağını bilir. Bu konuda bilgisiz olanlar ya dinsiz bir çevrede yetişmiş ya da İslam’da “karibu’l-ahd” denilen sonradan Müslümanlığı kabul ettiği için, İslam’ın birçok gerçeklerini daha öğrenmemiş olanlardır. Bu açıdan bakıldığında Müslümanları, özellikle de hayatları Kur’an’ın hakikatleriyle geçen Nur talebeleri için,  

“Nurcular Kur’an’ın yerine Risale-i Nur’u dolaylı Kur’an görerek baş tacı etmiş ve Kur’an’dan uzaklaşmışlardır.”

diyen kimselerin, yukarıdaki sorunlardan bir sorunu vardır. Aksi takdirde -böyle tekfir cüretinde bulunanlarda- bile bile dinini nefsine kurban etmek gibi bir aptallık söz konusudur. Zira hadisi şerifin açık hükmü ile sabittir ki, "başkasını tekfir edenin sözü ortada kalmaz, haksız ifade geri döner sahibini bulur."