"Bedi" kelimesinin manalarına bakınca, "Hâlık ve Hallak-ı Cihan olan" anlamlarına da geldiği görülüyor. Bazı insanlar, "bediüzzaman" tabiri "zamanın yaratıcısı" demektir; bu yüzden Said Nursi için kullanılmamalı, demektedirler. İzah eder misiniz?

By:

May 17, 2014

Bedia: Kelime olarak eşi, benzeri olmayan, hayret verici güzellikte olan, garib acib, benzeri olmayan şeyleri vücuda getiren, kimseye benzemeyen, icad edici olan,  Hâlık ve Hallak-ı cihan olan, beğenilen, yeni bulunmuş ve görülmedik tarzda olan gibi manalara gelir.

Bir kelimenin bir çok manaya gelmesi, bir anlamının kullanılmasına mani değildir. Şayet böyle olmuş olsa idi, şu an kullandığımız bir çok kelimeyi kullanamazdık. Bu sebeple kelimeler kullanıldığı yere göre şekillenip onun hükmüne girerler.

"Bedia" kelimesinin bir çok manası vardır ve bunlardan birisi de "benzersiz yaratmak" manasıdır ki, bu mana ancak Allah için caiz olur. Bu mananın kullar için sarf edilmesi caiz olmaz. Ama aynı kelimenin başka bir manasını  başka bir kulvarda kullanılması da caizdir. Dil kaidelerini bilmeyen avam bir  insan, kelimenin Allah hakkındaki manasını görünce şaşırıyor. Halbuki bu tip kelimeler çoktur. Mesela, Arapça dilinde, aile reisine "idareci" anlamında “Rabbü'l-Beyt” denilir, bu "Rabbü’l-Âlemin" anlamına gelmez.

Bediüzzaman: Zamanın bedi'i olan. Zamanında kendisi gibi görülmedik olan. Kimseye benzemeyen ve zamanın garib ve acibi bulunan demektir.

Üstad'ın unvanın başındaki "bedi" kelimesi, zaman kavramı ile beraber zikredilmesinden dolayı, manası özelleşiyor ve Allah hakkında olan manaları saf dışı bırakıyor. Bu sebeple bu kelimenin kullanılmasında bir sakınca ve mahzur yoktur. Yani Üstad'ın benzersiz olması kendi gibi yaratılmışlar içindir, yoksa -haşa- Allah ile bir mukayese için değildir.