Bir arkadaşım; "Üstad Hazretlerine, talebelerini kendisinin seçmesi için izin verilmiştir, O da talebelerini tek tek seçmiştir." dedi. Peki Risaleleri okuyan ve onlarla hizmet eden herkes bu kapsama giriyor mu acaba?

By:

Jun 14, 2014

Üstad'ın bizzat kendisinin talebelerini seçmesinden ziyade, İlahi irade ile seçildiklerini ifade eden cümleler Risalelerde geçmektedir. Gelen talebeleri Üstad kabiliyetlerine göre istihdam etmiştir.

Mesela Üstadımız Sabri Ağabey için şu ifadeleri kullanır:

"Sabri ise,.. Ve şu havâlide en az ümid ettiğim ve o da geç uyandığı halde en ileri gittiği bir işarettir ki, o da bir Hulûsi-i Sânîdir, müntehaptır (seçilmiştir). Cenâb-ı Hak tarafından bana talebe ve hizmet-i Kur’ân’da arkadaş tayin edilmiştir."(1)

Ayrıca şu ifadeler de konumuza örneklik etmektedir:

 "Ey Said! Sen, zamanın Abdülkadiri ol, ihlâs-ı tâmmı kazan, fakrınla beraber maişetini düşünme, nâstan minnet alma; ismin 'Said' olduğu gibi maişette de mes'ud olacaksın. Muhabbetimde sadık olduğundan ve ihlâsa çalıştığından, Hulûsi gibi muhlis talebeler ve yardımcılar ve Süleyman, Bekir gibi sadık hizmetkârlar ve Sabri gibi tam takdir edici ve ciddi müştak talebeler size verilmiş."

"Evet, lillahilhamd, Gavsın sarahat derecesinde ihbar ettiği hal vuku bulmuştur. Gavs-ı Âzam, 'Said' namıyla tesmiye ettiği müridinin tarihçe-i hayatında en mühim noktaları beyan etmekle beraber, ilm-i cifir esrarıyla sekiz-dokuz cihette, Said'in başına parmağını basıyor. Beyitlerin mânâ-yı zâhirîsi ile maani-i cifriyesi birbirine çok yakın olmakla dokuz vecihteki işaretler birbirini teyid ettiğinden, sarahat derecesine çıkmış."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Barla Lahikası, Mukaddeme

(2) bk. Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sekizinci Lem'a, (Risale-i Nur şakirtlerinin bir fıkrasıdır)